Benim adım “driedtom”dur. Kısaca bana “drytom” diye bilirsiniz.

Domates ailesi olarak iki gruba ayrılıyoruz.

 

1. Evde yemeklik olarak yetiştirilen domatesler
2. Kurutulmak için yetiştirilen domatesler yani drytom’lar.

Biz drytom’lar ikinci grup domatez ailesindeniz

 

Diğer domates ailesiyle aramızdaki fark nedir? diye sorarsanız…

 

Ev tipi domatesler daha çok sulu, daha az etli ve yuvarlak olur. Ama drytom’lar ise daha az sulu, daha çok etli, sert ve hafif yumurtamsı oluruz. Bizlerden kaliteli salça da olur.  Dolayısıyla daha etli ve daha lezzetliyiz. Aramızdaki temel fark budur.

 

Peki drytom’lar nasıl kurutulur biliyormusunuz?

Bizi iki farklı şekilde kurutuluyoruz

 

1. Doğal organik ortamda, güneşin altında beyaz örtü üzerinde…
2. Fabrika ortamında kurutuluyoruz.

 

drytom’lar olarak biz her iki ortamı da çok seviyoruz. Dışarda doğal ortamda kururken hem poyraz rüzgarların keyfini çıkarıyoruz hem de güneşleniyoruz. Güneş ışınlarından fazla etkilenmemek için ya üzerimize belli oranda tuz serpiliyor ya da kükürt. Kükürt makine ile serpildiği için kolay ama tuz sermeye gelince serpme işinde usta olanları tercih ediyoruz ki dengeli serpsin. Ne az ne çok. Bu şekilde içimizde bulunan şeker oranımız dengeleniyor ve rengimizi güneşin soldurmasından koruyoruz tıpkı sizler plajda kremlenip güneş ışınlarından korunduğunuz gibi.  Dengeli olduktan sonra ne tuz ne de kükürt’ün sağlığa bir zararı yoktur. drytom’lar olarak bizler hem Avrupa’da çok seviliyoruz hem Amerika, kanada ve güney Amerika’da çok seviliyoruz.

Sahi siz hiç drytom tattınız mı? E-hadi…!

 

Yurt dışındaki bazı sevenlerimiz de fabrika ortamında kurutulmuş drytom’ları tercih ediyor. Fabrika ortamında daha farklı oluyoruz. Ne tuza ne de kükürt’e ihtiyacımız yok, ısı ve rüzgar tamda tüm drytom’ların istediği oranda veriliyor. Bizler hem doğal ortamda güneşin altında kuruyan drytom’larız hem de fabrika ortamında kuruyan drytom’larız. 365 gün adımız tadımız bambaşka…

Sahi siz hiç drytom tattınız mı? E-hadi !